|
YALOVA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SUÇ : Resmi mercileri aldatma, görevi kötüye kullanma. AÇIKLAMA : 1-Müvekkil Kazım Erdoğan KOPARAL’ın eşi ve kızı, 17.08.1999 tarihinde Yalova Çiftlikköy mevkiinde bulunan Yüksel Sahil Sitesi’nde depremde binanın tamamen yıkılması sebebi ile enkaz altında kalarak vefat etmişlerdir. 2-Belirtilen site Yüksel İnşaat ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından yapılmış olup, şirket ortakları ve sorumlular hakkında Yalova Asliye Ceza Mahkemesi’nde 1999/1117 E sayı ile tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebi ile birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçlaması ile dava açılmıştır. 3-Bu davada yargılanan sanıklar tarafından depremden 13 gün sonra Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtası ile ve 1999/1486 D.İş. sayılı dosyasından yıkılan site enkazı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması istenmiş, ekli evraklardan da anlaşılacağı üzere yukarıda bahsedilen ceza dosyasında yargılanan sanıkların ortağı olduğu bir başka şirket olan Yüksel Proje Uluslar arası A.Ş.’nden 24.10.1994 tarihinden 24.06.1995 tarihine kadar ücret almış olan Prof.Dr.Çetin YILMAZ başkanlığında diğer iki sanıkla birlikte oluşturulan heyet marifeti ile bilirkişi tesbit raporu hazırlanmıştır. 4-Sanıklardan Çetin YILMAZ’ın yukarıda belirtilen sebeple tarafsız kalması mümkün olmayıp, yemin etmiş bir bilirkişi olarak böyle bir tesbit dosyasından görev kabul etmemesi gerekirken bilirkişilik görevi yapmıştır. 5-Sanıklar, belirtilen raporu adli mercileri yanıltma amacıyla rapor hazırlamışlar, görevlerini kasıtlı olarak kötüye kullanmışlardır. Şöyle ki ; Sanıklar tarafından hazırlanan raporun 7. Sayfasının son bölümünden itibaren başlayan ve “............1968 yönetmeliğinin Sekizinci bölümü aynen aşağıya alınmıştır. “ denildikten sonra “Sekizinci Bölüm Proje ve Hesap Esasları” başlığı altında yer alan ve Madde 29- şeklinde başlayıp 10. Sayfaya kadar devam eden alıntılara yer vermişler, incelemelerini bu esaslara göre yapmışlar ve binaların yıkılmasından müteahhit şirket ve sorumlularının bir kabahati olamayacağını belirten raporlarını mahkemeye sunmuşlardır. 6-Sayın Savcılık makamının yapacağı incelemede de ortaya çıkacağı gibi, sanıklar tarafından rapora temel alınan ve raporda geniş biçimde yer alan yönetmelik, raporda belirtildiği gibi 1968 yönetmeliği değil, ondan daha eski olan ve deprem etkilerini ve hesaplarını fazla dikkate almayan yetersiz 1961 yönetmeliğidir. Sanıkların bilim adamı sıfatına sahip olmaları, mesleki bilgi ve birikimleri bu durumun bir hata neticesi değil, ancak bir kasıt neticesi olabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca 1968 yönetmeliğinin başlangıcında “Afet Bölgelerinde yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” diye belirtildikten sonra (Yayımı:16 Ocak 1968 tarih ve 12801 sayılı Res.G.) diye açıkça yazmaktadır. 7-Bu rapordaki kasıtlı yanlışlık neticesinde sanıklar tüm incelemelerini ve hesaplarını 1961 şartnamesine göre yapmışlar, bu yetersiz şartnameye göre binaların istenen evsafta ve yasal gereklere uygun olduğunu açıkça ilan etmişlerdir. SONUÇ VE İSTEM : Onbinlerce insan, birileri görevini tam anlamıyla yapmadığı için ölmüştür. Bundan ders alınmamış olacak ki, hala birileri görevlerini yapmamaya, hatta kötüye kullanmaya devam etmektedirler. İnsanlar bu depremde büyük acılar çekmiş ve hala çekmektedirler. Bu sebeple sanıklar hakkında kovuşturma yapılarak cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını saygı ile ve vekaleten arz ederim. 05.10.2000
Müşteki Vekili Av.Mehmet Adil GÜLER |